Radyoyu Unutmamak

Radyoyu Unutmamak

Geçtiğimiz çarşamba (13 şubat) dünya radyo günüydü. Ben de sıkı bir radyo dinleyicisi olarak radyo hakkında bir yazı hazırlamak ve bununla birlikte size birkaç radyo programı önermek istedim. Öncelikle ön yargılarınızı bir kenara bırakmanızı istiyorum, radyo sadece müzik çalan, haber programları yapan bir yer değil; bununla birlikte eğlendiren, bilgilendiren, hayal gücünü geliştiren ve insana yanlız olmadığını hissettiren bir teknolojidir. Bunların hepsini az çok açıklayacağım ama önce radyonun tarihinden kısaca bahsetmek isterim.

Radyo, İngiliz bilim adamı James Maxwell 1865 yılında elektronik olarak üretilen radyo dalgalarının yayılma teorisini kurmuş ve Alman fizikçisi Heinrich Hertz, 1888 yılında Maxwell‘İn teorisini pratik olarak gerçekleştirerek bu konuda öncülük etmişlerdir. Marconi ile birlikte 1898 yılında ilk radyo resmen doğmuş oldu. İlk kullanımı gemiden sahile haberleşme içindi. 1923 yılında yüksek frekans radyo dalgalarının iyonsfer’e çarparak dünyaya döndüğü ispatlanınca radyo, deniz aşırı haberleşme de dahil olmak üzere hızla yaygınlaştı.

Günümüzde bir iletişim aracı olarak radyolara neredeyse ihtiyacımız kalmamış durumda, buna rağmen radyonun halen yaşıyor olmasını neye bağlıyorsunuz? Öncelikle bir hayal kuralım. geçmişte yaşayan insanların okumaktan başka eğlencesi yokken, evlerine gelen, içinden sesler çıkan bir kutuyu nasıl bir şaşkınlıkla karşıladığını düşünün. Şuan hiçbir şey bizi o zamandaki insanlar kadar şaşırtamaz, etkileyemez. Sonrasında televizyon görsellik ile insanları kendine çekmesiyle radyo dinlenme oranı azalsa da devam etti. Televizyonun getirdiği hız ile işin samimiyeti biraz olsun azaldı, Şu anda internete olan şey gibi. Hızlı tüketim ile izlediğimiz şeylerden zevk alamaz olduk. Fakat ben radyo dinlerken zamanın yavaşladığını hissediyorum. Bana görsel bir şey sunulmadığından hayal etmek zorunda kalıyorum ve bu beni mutlu ediyor. Yani kafamdaki şalteri indirip kendimi teslim etmiyorum ben de hayal gücümle yayına ortak oluyorum.

Biliyorum radyo dinleme kültürümüz çok kalmadı, belki de o telefonu aldığından itibaren radyo uygulamasını hiç açmadın fakat bir şans vermeni tavsiye ederim. Yakın zamanda KAFA RADYO açıldı. Kimler var bu kafa radyoda; İlber Ortaylı, Can Yılmaz, Zafer Algöz, Nihat Sırdar, Zeki Kayahan Coşkun ve Sivrisinek yani, KAFA dergisi ekibi. Benim de en sevdiğim program olan matrax yayına girdi instagram sayfasından bulunduğunuz  şehrin frekansına bakabilirsiniz. Program saat 22’de başlıyor gittiği yere kadar gidiyor ve fazlasıyla eğlendiriyor bununla birlikte gündem haberlerini günü gününe Nihat Sırdar’ın esprili yorumuyla ve nostajik şarkılar eşliğinde takip etmek istiyorsanız yine kafa radyoda her sabah 7-10 arasında. Okan Bayulgen‘in radyo programı da Show radyoda.

Sonuç olarak anlatmak istediğim, ön yargılarınızı kırın. Radyo sadece müzik çalan bir yer değil. Orada insanlar konuşuyor ve hayattan hikayeler anlatıyorlar. Bu hikayelere bir şans verin. Siz radyo dinliyor musunuz? Sizce radyonun hala dinleniyor olmasının sebebi nedir? Sizin dinlediğiniz radyo programları neler? Yorumlarınızı bekliyorum.

Avatar

Umut Özkurt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir